Antik yaşamdan günümüze asmanın yolculuğu

Hadi gelin zamanda bir yolculuğa çıkalım. Dünyanın ilk yaratıldığı veya oluştuğu zamanlara dönelim. Henüz insanlar ve dinozorlar bile ortalıkta yokken neler oluyordu dünyamızda ve asma bitkisi aslında ne zaman dünyada yeşerdi ve nereden nereye geldi, onun zamanda yolculuğuna eşlik edelim.

Antik Yaşam olarak adlandırılan Paleozoik Zaman, 545 milyon yıl önce başladı ve 251,4 milyon yıl önce (myö) tamamlandı. Yaklaşık üç yüz milyon yıl süren Antik yaşam (Paleozoik Zaman)  Fanerozoik Devrin ilk ve en uzun zamanıdır. Bu arada aşağıdaki tabloyu konuyu daha kolay açıklayabilmek için bırakıyorum; devirleri, zamanları, dönemleri ve bölümleri tek tek inceleyebilirsiniz.

Jeolojik Zaman Cetveli
https://tr.wikipedia.org/wiki/Jeolojik_zaman_cetveli

Antik yaşam zamanında çok hücreli canlıların ortaya çıktığını, gelişip yaygınlaştığını ve ekosistemin baskın yaşam biçimi haline geldiğini biliyoruz. Paleozoiğin son döneminde bataklık ormanları yok oldu, sürüngenler baskın omurgalı grubu oldu ve sonrasında bir gök cisminin yeryüzüne çarpmasıyla büyük yok oluş gerçekleşti. Ancak bu zamanda yabani asma bitkisinin varlığına (Vitis) dair bir kanıt bulunamadı.

Ardından Dinozorlar Çağı olarak bilinen, Mezazoik Zaman geldi ve bu zaman da 251,1 milyon yıl önce başlayıp 65,5 milyon yıl önce tamamlandı. Bu zamanda sürüngenlerin karasal ekosistemlerdeki baskınlığı, diğer ekosistemlere de yayıldı ve artarak devam etti. Dinozorlar çağı tamamlandığında da henüz Vitis türleri açısından herhangi bir fosil bulunamamıştır.

Ve sonunda Modern Yaşam olarak adlandırılan Senozoik Zaman dilimine gelindi. Bu 65.5 milyon yıl önce başlayıp günümüze kadar gelen zaman dilimidir. Fanerozoik Devrinin üç zamanından sonuncusudur. Memeliler çağı olarak da tanımlanmakta olan Modern Yaşam’da kıtalar günümüzdeki biçimlerini aldı, otlar ortaya çıktı, geniş otlak alanlar oluştu.  Ve ilk yabani asmaların öncülleri 65,5 milyon yıl ila 1,6 Milyon yıl önce bugünkü formlarına gelmek üzere sarmaşıkgillerden olan Ampelidler olarak bu zaman diliminde ortaya çıktılar.

Fanerozoik Devrin,  Senozoik Zamanı,  Paleosen (65,5 – 55,8 myö) ve Eosen (55,8 – 33,9 myö) Dönemlerinde, yani en eski katmanlarda yabani asma yani Vitis’e ait ilk fosil örnekleri ile karşılaşıyoruz. Bu da bizi arkeolojik olarak yaklaşık 65.5 milyon yıl önceye götürüyor.  Modern Yaşam (Senozoik Zaman), Fanerozoik Devrin en kısa zamanıdır. Senozoiğe ait fosil kayıtları da, tarih olarak bize olan yakınlığı nedeniyle daha boldur. Bu nedenle hakkında en çok bilgiye sahip olduğumuz zaman dilimidir. Henüz kıtaların bir bütün olduğu ve birbirinden ayrılmamış olduğu zamanlardayken,  döneme ait Vitis yani asma fosilleri Amerika, Asya ve Avrupa’daki jeolojik tabakalarda bulunuyor.

2005 yılında Cleveland Doğa Tarihi Müzesi’ne Hindistan’ın bağışladığı fosil tohumlarda yapılan bir çalışmanın sonucunda, 2013 yılında American Journal Of Botany dergisinin Eylül sayısında bir makale yayınlanıyor. Yayınlanan çalışmaya göre Vitaceae (üzüm) ailesine ait en eski fosiller Hindistan’da bulunan bu tohumları ve 66 milyon yıl önceyi işaret ediyor.  Aşağıdaki fotoğraf bulunan bu tohum fosillerinin fotoğrafı olarak tarihe geçiyor.

Hindistan’dan gelen, 66 milyon yaşındaki kuru üzüm ve karakteristik üzümçekirdeğinin fotoğrafı (Fotoğraf: Steven Machester)
https://www.floridamuseum.ufl.edu/science/worlds-oldest-known-grape-fossils-found-in-india/#:~:text=Described%20in%20the%20September%202013,about%2066%20million%20years%20ago

Biraz daha zamanda yolculuk yaparsak Senozoik çağın, Neojen dönemine ait olan ve jeolojik zamanda 23,03 ila 5,3 milyon yıl önceye geldiğimizde Miyosen devir başlıyor. Bu devirde iklim ılıman ve yabani asmanın yetişmesi için çok uygun. Asma bu dönemde yeryüzünde en uzak yerlere İzlanda’ya, Grönland’a, Alaska’ya, Kuzey Amerika’ya ve Japonya’ya kadar gidiyor. Hem de nasıl gidiyor biliyor musunuz göçebe kuşlar vasıtasıyla….

İlk insansıların bugünden 1,81 milyon yıl önce (Homo erectus türü) ortaya çıktığı ve dünya üzerinde yaygınlaştığı; akıllı bilge Homo Sapiens’in ise 250 bin yıl önceden günümüze geldiği gerçeğini karşımıza koyduğumuzda aslında yabani asma ve üzümün dünya üzerinde insandan daha eski olduğunu görüyoruz.

Milyonlarca yıl önce sarmaşıkgillerden olan bir bitki evrim geçirerek, insan yaşamında yer ederek kültür asması olmayı ne zaman başarmış olabilir? Belki de soruyu tersten sormalıyız, insan asmayı ne zaman ehlileştirmiştir?

Cilalı Taş Dönemi olarak bildiğimiz, bilim dünyasının Neolitik Dönem olarak tanımladığı süreç insanoğlunun avcılık ve toplayıcılığa dayalı gezginci bir yaşamdan, besin üretimine dayalı yerleşik yaşama geçtiği, kültür tarihinin en önemli aşamalarından birini oluşturur.

Araştırmacılar Verimli Hilal olarak bilinen Zagros, Doğu Toroslar, Amanos ve Lübnan dağlarının oluşturduğu verimli coğrafyada yapılan kazılarda, Neolitik dönemden kalan yerleşim yerlerinde yapılan çalışmalarda ilk kültür asmasının ne zaman ortaya çıktığını bulmayı hedeflediler.

Yaklaşık İ.Ö 7000- 6000 yıllarına, yani günümüzden 9000-8000 Yıl öncesine ait Lübnan, Suriye, Türkiye, İsrail ve Yunanistan’daki yerleşim yerlerinde yapılan arkeolojik kazılarda bulunan üzüm çekirdekleri incelendiğinde bu çekirdeklerin yabani asmalara ait olduğu sonucuna varıldı.

En eski kültür üzümü çekirdekleri (Vitis vinifera var. satina olarak adlandırılan) ise Gürcistan’da yapılan kazılarda bulunmuştur. Yaklaşık İ.Ö. 5000 yıllarına tarihlenen yerleşim yerlerinde ele geçen bu çekirdekler, günümüzden 7000 yıl önce Kafkasların güneyindeki bölgede asma yetiştirildiğini göstermektedir.

Dünya üzerinde insandan daha eski olan asmanın Anadolu’daki tarihi de yaklaşık 7000 – 8000 yıl önce başlıyor. İlk kültür asması ve üzümünün bu topraklardaki tarihi bu kadar eski iken, şu anda 1453 çeşit üzüm (sofralık ve şaraplık) halen bu topraklarda yetişiyorken biz bu coğrafyadaki potansiyelin farkında mıyız?

Son yıllarda Türkiye şarap sektöründe yapılan çalışmalar umut verici olsa da halen yapılacak çok işimiz olduğu bir gerçek. Bu üzüm çeşitliliği içinde şarap olarak tüketiciye sunulabilen maksimum 30-35 üzüm çeşidi var.

Likya Şarapçılığın çıkardığı Acı Kara ve Merzifon Karası, Turasan Şarapçılığın Kapadokya Bölgesini yansıtan Emir’i, Arcadia Bağcılığın geleneksel metod kullanarak Narince üzümünden ürettiği doğal köpüren beyaz şarabı, Vinkara’nın Ankara’nın Kalecik Karası üzümünden ürettiği doğal köpüren şarabı bunlardan sadece bir kaç tanesi…

Kaynaklar:

  1. https://web.archive.org/web/20060522193544/http://www.biltek.tubitak.gov.tr/bilgipaket/jeolojik/Fanerozoik/Senozoik/index.htm
  2. https://tr.wikipedia.org/wiki/Jeolojik_zaman_cetveli
  3. Ersin Doğer; Antik Çağda Bağ ve Şarap
  4. https://www.arkeolojikhaber.com/haber-neolitik-donem-nedir-25540/
  5. https://www.floridamuseum.ufl.edu/science/worlds-oldest-known-grape-fossils-found-in-india/#:~:text=Described%20in%20the%20September%202013,about%2066%20million%20years%20ago.

Paylaşmak ister misiniz?
Yorum yok

Bir Yorum Yap