AYIN ÜRETİCİSİ – HUS WINERY – URLA

Günlerden 7 Temmuz Çarşamba, Urla’nın Kuşçular Köyündeki Hus Şaraphanesini ziyaret ediyorum. 26 Haziran’da, uzun zamandır evimin ve ofisimin olduğu Aydın’dan İzmir – Urla’ya taşındım.  Tüm o taşınma yorgunluğuna rağmen bölgedeki yeni açılan şaraphanelerden birini ziyaret etmek, kendime zaman ayırmak ve yeni yerler keşfetmek bana iyi gelecek.

Geçirdiğimiz salgın dönemi nedeniyle Hus Şarapçılığı ziyaret etmeden önce randevu almayı tercih ettim.

Hus Şarapçılık çooook tatlı bir çift olan Ceylan Hanım ve Juan Beye ait. Şarap konusunda biraz sıra dışı fikirlere sahipler ve Urla’ya farklı bir renk getirecekler gibi. Şarabı ürettikçe, içinde yaşadıkça, şarapla yoğuruldukça deneyimlerinden daha da keyif almaya devam ederler diye umuyorum.

Saat 13:30 gibi işletmeye vardığımda bahçe peyzajının halen yapılmakta olduğunu gördüm. Aracımı park ettikten sonra yavaş yavaş işletmeye doğru yürümeye başladım. Şaraphane çevresinde hem yeni, hem de daha önceden dikilmiş ve yetişmiş asmalar birlikte yer alıyordu. Telsiz bir bağ sistemi uyguladıklarını fark ettim bunu çıkışta soracaktım. Aklımın bir köşesine yazdım.

Ceylan Hanımın babaannesi 1923’te mübadele ile Girit’ten Urla’ya göç edenlerdenmiş. Aile Urla-Hebiller mevkiinde kendilerine verilen tarlada çiftçilik yaparak geçimini sağlamaya başlamış. Sonraki nesil çiftçiliği sürdürmemiş. Ama Ceylan Hanımın anne & babası 1996 yılında aldıkları araziye bağ dikmişler. 2012 yılında Ceylan Hanımın annesinin vefatının ardından dikilen bağlar bir süre bakımsız kalmış. Ama iki yıl kadar sonra Ceylan Hanım ve Juan Bey evlenmişler.   Bir gün bu eldeki bağın ve bugünkü şaraphanenin olduğu yere geldiklerinde aslında içlerinde her ikisinin de bağcılık ile ilgilenmek istediklerini keşfetmişler ve yeni bir maceraya yelken açmışlar.

Ceylan Hanım  &  Juan Beyler kurdukları şarap üretim tesisinde yaklaşık 10-15 bin şişe üretim yapıyorlar. Şarap markaları olan Hus’u ilk duyduğumda adı ne anlama geldiğini çok merak etmiştim. Tadım odasına geçmeden daha mahzenlerdeki serinliğin keyfini çıkarırken işletme sahibi Ceylan Hanıma ilk sorduğum soru bu oldu. Veee HUS’un anlamının Klazomenai’deki uçan kanatlı dev bir domuz’un ismi olduğunu öğrendim.  Ne kadar enteresan değil mi? Tarih ve günümüz iç içe, binlerce yıl önceki bir figür bugün karşımıza bir şarap markası olarak çıkıyor. Bunu seviyorum…

Ne zaman bir fıçı &şişe mahzenine girsem huzur ve sakinlik hissediyorum, Hus Şarapçılıkta da aynı şey oldu. Alt kattaki mahzenleri ve üretim yerini gezdikten sonra üst kattaki iki odalı konaklama kısmına geçtik. Henüz tamamlanmamış durumda, ama bu haliyle bile bağlara karşı, ağustos böceklerini dinleyip lezzetli şaraplarınızı yudumlayabileceğiniz çok güzel balkonları olan odalar. Açıldığında konaklamak keyifli olacak o kesin.

Kendilerine tam olarak işletme ne zaman açılır diye sorduğumda; Kurban Bayramına belki yetişir, ama ağustos daha muhtemel görünüyor diye sohbet arasında geçti. Kuşçular tarafına yolunuz düşerse gelmeden önce bir teyit almak faydalı olacaktır.

Konaklama odaları ile aynı kattaki tadım odasına geçip, gelecek şarapları heyecanla beklemeye başladım.  Bir beyaz, bir pembe, iki kırmızı şarap olmak üzere toplamda dört şarap tadımı yaptık. Hepsi 2019 rekolte olan bu şarapların fiyatları 100-150 TL arasında (7 temmuz 2021 itibariyle bu fiyatlar). 2019 rekolteleri şişelenmiş ve satışa sunulmuş. 2020 rekoltelerinin bir kısmı halen fıçı ve tanklarda şişelenmeyi beklerken bazıları da yavaş yavaş şişelenmeye başlamış.

Hus Emir’in geldiği teruar Kapadokya, dolayısı ile mineralitesi ve asiditesi ile bunu hissettiriyor. 80 yaşındaki gobelet budamalı bağlardan gelen üzümlerden üretilmiş bu şarap. Şaraphaneyi ziyaret ettiğim gün sonuçları açıklanan Decanter Wine Awards’dan bronz madalya aldığını da öğrendim bu ürünün.

Ayrıca Denizli Güney teruarından gelen Syrah’da çok hoşuma gitti. Koyu bordo renkte, asiditesi, damaktaki uzunluğu, aroma ve lezzet bileşenlerinin kalıcılığının ve yoğunluğunun oldukça iyi olduğu keyifle tüketilebilecek dengeli bir şarap. Syrah’da 10 ay kadar 300 litrelik fıçılarda olgunlaştırma olduğunu da eklemek isterim. Bu Syrah da Decanter Wine Awards yarışmasından gümüş madalya kazanan bir ürün.

Bir diğer kırmızı şarap ise Hus Öküzgözü – Boğazkere 2019. Üzümleri Denizli Çal tarafından gelen bir kupaj. %55 Öküzgözü, geri kalan Boğazkere. Öküzgözü’nün canlılığı ve Boğazkere’nin zarif tanenleri ile damağı yormayan, keyifle tüketilebilecek şaraplardan. Yemek eşlikçisi olarak veya güzel bir şarküteri, peynir tabağı atıştırmalıklarla keyif yapılabilir. 9 ay 500 litrelik meşe fıçılarda olgunlaştırılmış bir kırmızı, özellikle fıçı karakterinin baskın olmadığı kırmızılar tercihiniz ise deneyebilirsiniz.

Özellikle yemek eşleşmelerinde şu şarap şu yemekle eşleşir, şununla eşleşmez diye yazılar yaz(a)mıyorum. Temelde önemli birkaç noktayı bildikten sonra aslında hangi şarabı hangi yiyecek ile eşleştirmek istediğiniz kişinin zevkine bağlı. Ben farklı şarapları farklı yemeklerle denemeyi seviyorum. Bu konuda bir kaynak isterseniz blogdaki pdf dosyasını fikir vermesi açısından indirebilirsiniz. ŞARAP&YEMEK EŞLEŞMELERİ REHBERİ

Hus Şarapçılığın ürünlerini bulabileceğiniz bazı noktaları aşağıda sizlerle paylaşıyorum. Doğrudan şaraphane ile de iletişim kurabilirsiniz.

@goergewineclub, @grapewineboutique, @lacave, @odurlarestoran, @dascantina, @kırmızıatölye @ellayatchclub ve  Urla Sanat Sokağı’ndaki @renkderyası

Şaraphaneden ayrılırken birlikte fotoğraf çektiğimiz sırada şaraphaneye girerken fark ettiğim ve soracağım soru tekrar aklıma geldi. Bağlardaki budama ve dikim yöntemi dikkatimi çekmişti, sanırım bu uygulama Urla’da bir ilk dediğimde; Muhtemelen Türkiye’de bir ilk diye cevap geldi sevgili Ceylan Hanımdan.  Asmalar ve salkımlar yukarı doğru büyüyor/yana doğru değil ve bir yerden sonra asmanın dalları ve yaprakları şemsiye görevini görüyor diye açıkladı Juan Bey. Bakılım nasıl sonuçlar verecek. Heyecanla yeni ürünleri de takip ediyor olacağım.

https://www.huswines.com/about-us

https://www.theoi.com/Ther/HusKlazomenaios.html

Yorum yok

Bir Yorum Yap